Hamilelikte Cilt Kuruluğu Ne Zaman Başlar?

20.10.2022 0 Comments

Hamilelikte Cilt Kuruluğu Ne Zaman Başlar
Cilt kurumaları ve kaşıntıları – Hamileliğin daha ilk aylarında ciltte kuruluş oluşabilir. Bu kuruluk da ya derinin pul pul dökülmesine ya da kaşıntıya yol açar. Sebebi ise yüksek düzeylerde olan progesteron hormonudur. Bazı hamileliklerde 5. ve 6. aydan itibaren kaşıntı artabilir.

Hamilelikte ciltte ne gibi değişiklikler olur?

Gebelikte değişen hormonal ortam çok sayıda cilt değişikliklerine neden olur. CİLTTE KOYULAŞMA Tüm gebelerin neredeyse % 90 ında bir dereceye kadar ciltte koyulaşma görülür. Tam sebebi bilinmese de gebelikte melonositleri (pigment üreten hücreler) uyaran hormonun kan düzeylerinde artış olduğu düşünülmektedir.

Yanı sıra tek başına östrojenin de bu koyu renk üreten maddeleri uyardığı bilinmektedir. Koyulaşma, gebeliğin erken dönemlerinde başlar ve koyu tenli kadınlarda daha belirgindir. Özellikle zaten koyu renkli olan, meme başı, genital cilt, göbek gibi bölgelerde bu koyulaşma daha belirgindir. Göbeğin orta hattındaki dikey çizgiye, linea alba (beyaz çizgi) denir.

Gebelikte bu çizgide belirgin bir koyulaşma hissedeceksiniz. Bu koyulaşma nedeniyle, bu çizgi gebelikte linea nigra (siyah çizgi) olarak adlandırılır. Hamilelikte linea nigra (siyah çizgi) GEBELİK MASKESİ Gebeliğe özgü diğer bir cilt değişikliği de “kloazma” adını verdiğimiz gebelik maskesidir. Yüzde göz altlarında tüm yanağı kaplayan ve ortada birleşen kelebek şeklindeki bu koyulaşma gebeliklerin neredeyse yarısında değişen düzeylerde meydana gelir ve bir kısmı gebelikten sonra kaybolurken, bir kısmı yıllarca kalabilir. Hamilelikte yüz maskesi BENLER Hemen herkeste bulunan benler, pigment içeren iyi huylu deri tümörleridir. Normalde melanosit (pigment üreten hücreler) içeren benler, gebelikte melonosit uyarılmasıyla daha koyulaşabilir ya da büyüyebilirler. İyi bir haber ise, bunlarda gebelik sürecinde genelde kötü huylu dönüşüm izlenmez.

ÇATLAKLAR Özellikle son aylar yaklaştıkça, gebe kadınların yaklaşık yarısında, karın derisi bazen de meme derisi ve kalçada kırmızı, hafifçe çökük, düzensiz çizgiler gelişir. Daha önce doğum yapmış kadınlarda bu kırmızı çizgilere ek olarak, gümüşümsü-beyaz renkte çizgiler de görülebilir. Bunlar bir önceki gebelikten kalan çizgilerdir.

Doğumdan sonra bu kırmızı çizgiler, aylar içinde gümüşümsü-beyaz renge dönüşürler. Bu çizgilerin oluşumu büyük oranda genetiktir ve önlenemez. Yani bu durumda annenizin gebelik hikâyesine başvurabilirsiniz. Bazı kadınlarda hiç çatlak olmazken, bazılarında da çok dikkat edilmesine rağmen yoğun çatlaklar izleyebiliyoruz.

Gebelikte cilt problemleri ne zaman başlar?

1-Yüzdeki pigment değişiklikleri Gebelikte hormonların etkisi ile melanositlerden aşırı sentezlenen melanin pigmenti nedeniyle cilt renginde koyulaşmalar meydana geliyor. Çoğunlukla yüzde görülen lekeler, gebeliğin 4. veya 5. ayına doğru, düzensiz ve renkli lekeler şeklinde ortaya çıkıyor.

  1. Gebelelik maskesi’ olarak anılan bu lekeler genelde alın, yanaklar ve dudak üzerinde yoğunlaşıyor.
  2. Bu problemler doğumdan sonra kendiliğinden kaybolsa da bazıları kalıcı da olabiliyor.
  3. Neler yapılabilir? Daha az oluşması için her şeyden önce cildin temiz tutulması elzem.
  4. Günlük hayatta hava kirliliği, stres, makyaj artıkları gibi etkenlerden dolayı meydana gelen kirlilikten kurtulmak adına günlük cilt temizliğinin ihmal edilmemesi şart.

Ayrıca yaz kış fark etmeksizin mutlaka güneşten korunmak gerekiyor çünkü güneş, içinde barındırdığı UVA ve UVB ışınlarından dolayı, lekelerin artmasında çok önemli bir faktör. Gebelik dolayısıyla kimyasal içermeyen fiziksel koruyuculu güneş kremlerinin tercih edilmesi öneriliyor.

Oluşan güneş lekelerinin tedavisinde ise leke açıcı kremler, karbonpeeling, kimyasal peeling, thulium Lazer, PRP (plazma tedavisi) ve mezoterapi gibi farklı yöntemler kullanılıyor.2- Çatlaklar Gebelik döneminde en fazla karşılaşılan problemden biri olan çatlaklar, alt derinin esnekliğini ve hormonal dengesini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor.

Çatlakların oluşmaması için cildin nemli tutulması, ılık su ile duş sonrası nemlendirilmesi, çatlak önleyici krem ve jellerin kullanılması ve toplamda 16 kg’dan fazla kilo alınmaması öneriliyor. Neler yapılabilir? Önce kırmızı, daha sonra sedefimsi bir renk alan cilt çatlakları için ne kadar erken önlem alınırsa, o derece iyi sonuçlar elde ediliyor. Hamilelikte Cilt Kuruluğu Ne Zaman Başlar 3- Sivilceler (akne) Gebelikte akne, sıklıkla karşılaşılan ve can sıkıcı bir durum. Hormonların etkisi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişim akneyi artırıyor. Akneler en sık yüz bölgesi olmak üzere sırt ve saçlı deride gözlemlenebiliyor. Gebelik süresince bazı sivilce karşıtı ilaçlar (antibiyotik ve yüksek doz A vitaminleri)kullanılamıyor.

Hamilelikte cilt kurumasına ne iyi gelir?

Hamilelikte vücutta meydana gelen değişiklikler, karnınızın büyümesiyle kalmaz. Sabah bulantıları, aşermeler, ruh hali değişimleri ve değişen memeler de dahil birçok belirti, en çok bilinenleridir ancak ciltte ve dudaklarda görülen kuruluklar da oldukça yaygındır.

Çatlayan dudaklar ve kaşıntılı, kuru bir cilt, hamileliğin ilk üç aylık döneminde başlayabilir ve bazı kadınlarda hamilelik boyunca devam edebilir. Vücut, hamilelik sırasında daha fazla sıvıya ihtiyaç duyar ve bebek büyüdükçe, daha çok suya duyulan ihtiyaç artar. Eğer gebelikte yeterince su içilmezse, dudaklarda ve ciltte kuruluk görülmesi normaldir.

Hamilelikte sıklıkla görülebilen kusma ve ishal durumları da dehidrasyona neden olabilir. Özellikle ilk aylarda şiddetli bulantılar yaşayan kadınlar, daha fazla susuz kalabilirler. Hamileliğin başlamasıyla beraber vücuttaki kan basıncı artar, bu da kan şekerinin yükselmesine ve böbreklerin aşırı çalışmasına neden olabilir.

  • Bu da sık sık idrara çıkmaya ve vücuttaki su miktarının azalmasına neden olur.
  • Artan kan hacmi ve ödem birikmesi, cildi gerer.
  • Bu da kuruyan cildin esnemesine ve çatlamasına neden olabilir.
  • Doktor Konstantin Vasyukevich, “Gelişmekte olan bir bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için hamilelik sırasında daha fazla vücut sıvısı ve kan üretilir.

Cilt esnedikçe, cilt bariyeri bozularak daha fazla nemin dışarı çıkmasına neden olabilir” diyor. Hamilelik sırasında artan vazopressin hormonu seviyeleri, vücutta normalde olduğundan daha fazla su tutulmasına neden olur ve bu da ödem ve şişkinlik olarak kendini gösterir.

Aşırı şişkinlik, cildi gererek kurumasına ve çatlamasına neden olabilir. Hamilelikte vücut, büyüyen bebeği desteklemek için hızla büyümek de dahil olmak üzere birçok önemli değişim geçirir. Cildiniz büyüyen bebeğinize uyum sağlamak için gerildiğinde, elastikiyetini ve nemini kaybeder. Bu elastikiyet kaybı, cildin daha kuru ve daha ince görünmesine, hatta ciltteki hassasiyet nedeniyle morluklara daha yatkın olmasına neden olur.

You might be interested:  Fito 50 Miligram Krem Ne Için Kullanılır?

Gebelik sırasında cildin ve dudakların kuruması çoğu zaman beklenen bir durum olsa da, daha ciddi bir soruna işaret ettiği durumlar da vardır. Kuru cilt şiddetli bir şekilde kaşınıyor veya ciddi bir rahatsızlığa neden oluyorsa, mutlaka doktorunuza bu durumu bildirmeniz gerekir.

Gestasyonel diyabet ( gebelik şekeri ) veya demir eksikliği gibi sorunların varlığının araştırılması gerekebilir. Hamileliğin ilk üç aylık döneminden (ilk trimesterden) sonra da devam eden kusma ve ishal durumunda yine doktorunuzu bilgilendirmeniz ve gerekirse dehidrasyonu engellemek için bazı önlemler almanız gerekir.

Üçüncü trimesterde devam eden aşırı kaşıntılı kuru cilt ise, safranın düzgün şeklde işlenmesini engelleyen bir karaciğer rahatsızlığı olan kolestaz durumuna işaret ediyor olabilir. Kolestaz, erken doğum ve mekonyum lekelenmesi gibi ciddi doğum komplikasyonlarına neden olabilen ciddi bir durum olduğundan mutlaka araştırılmalıdır.

Hamileyken cilt kurur mu?

Anasayfa » Kadın Hastalıkları ve Doğum » Hamilelikte Karşılaşılan Vücut Değişikliklerinin Hangileri Geçici? İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökçenur Gönenç, hamilelik döneminde meydana gelen fizyolojik değişimleri anne adaylarına açıklayarak, önerilerde bulundu. Gebelik, kadın hayatında çok özel bir dönemdir.

  • Vücutta adeta bir hormon fırtınası vardır ve bu nedenle tüm sistemlerde, fizyolojik birçok değişiklik meydana gelir.
  • Bu değişikliklerin bir kısmının mekanizması, hala tam anlaşılmış olmamakla birlikte bilinen tek şey; bu değişikliklerin bebeği korumak ve yaşatmak için olduğudur.
  • Gebe kadının vücudunda artan östrojen ve progesteron hormonuna bağlı olarak; cilt, saç, tırnak gibi dokularda değişiklikler olmakta, bunların çoğu anne adaylarını endişeye sevk etmektedir.

Endişenin temelinde; bu değişikliklerin bebeğe bir zararı olup olmadığı yatarken, diğer yandan bu değişikliklerin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu soruları bulunmaktadır. Değişikliklerin çoğu geçici Gebelik, duygusal yoğunluğa ve hormonal değişimlere bağlı olarak psikolojik gel-git’lerin yaşandığı bir dönemdir.

  • Anne adayı, kendi vücudundaki hızlı değişimlere adapte olmaya çalışır.
  • Bu stresin üzerine bir de aynaya baktığında, kendini güzel görmemesi eklendiğinde, psikolojik çöküş başlayabilir.
  • Temelde bilinmesi gereken; bu değişiklerin çoğunun geçici olduğu, bir kısmının doğumdan sonra tamamen geçeceği, bir kısmının büyük ölçüde azalacağıdır.

Cilt çatlakları gibi kalıcı olabilecek durumlara da “bebekten hatıra” denmesi ve durumla barışık olunması gerektiği düşüncesindeyim. Oluşabilecek yüz lekelerine karşı güneş kremini ihmal etmeyin! Kliniğe en sık başvuru nedeni olan sıkıntılar; saç dökülmesi, tırnak kırılması, lekelenme, kıllanma ve cilt kuruluğudur.

Anne adaylarının neredeyse yüzde 75’inin yüz bölgesinde, gebelik maskesi denen leke oluşabilir. Yüksek östrojen seviyesine bağlı bu durum; yüzde özellikle alın, burun, dudak üstü, elmacık kemiklerinin üzeri ve çenede yoğunlaşan koyu renk şeklinde görülür. Bu maske oluştuktan sonra, geçmesi kolay olmayabilir.

O yüzden, oluşmasını engellemek için önlem almak gereklidir. Özellikle yaz aylarında olmak üzere, güneşe maruz kalınacak durumlarda, mutlaka koruma faktörlü güneş kremi uygulanmalıdır. Bu sayede, güneşin lekeleri alevlendirme etkisinden korunulmuş olur.

  • Oluşmuş maskenin giderilmesi için PRP, mezoterapi, lazer uygulamaları gibi yöntemler kullanılabilmektedir ancak günümüzde bu yöntemlerin, gebelik esnasında güvenilir kullanımına ilişkin yeterli bilimsel veri bulunmamaktadır.
  • Saç dökülmesi en sık karşılaşılan sorunlardan Saç değişiklikleri, gebeleri huzursuz etmektedir ancak bunların çoğu gebelik bitimiyle normalde dönecektir.

En sık görülen sorun, saç dökülmesidir. Bu dökülme erkek tipi saç dökülmesi dediğimiz ön–yan kısımların açılması şeklinde olabilir.

Hamilelikte yüzde kuruluk olur mu?

Cilt kurumaları ve kaşıntıları – Hamileliğin daha ilk aylarında ciltte kuruluş oluşabilir. Bu kuruluk da ya derinin pul pul dökülmesine ya da kaşıntıya yol açar. Sebebi ise yüksek düzeylerde olan progesteron hormonudur. Bazı hamileliklerde 5. ve 6. aydan itibaren kaşıntı artabilir.

Hamile kadınların yüzü nasıl olur?

Kanda yükselen estrojen ve MSH hormonu etkisi ile pigment artışına bağlı ciltte hafif koyulaşma oluşuyor. Böylece daha alımlı ve pembemsi bir yanak görüntüsü oluşuyor. Gebelik ışıltısının bir diğer nedeni, cilde olan kan akımının artışı. Bu da estrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle meydana geliyor.

Osurmak hamilelik belirtisi mi?

Hamileliğin ilk haftası gaz olur mu? – – Evet, hamileliğin ilk haftasında gaz görülmesi hamilelik belirtileri arasındadır. Progestoron düzeyindeki artış sebebiyle gaz artışı görülebilmektedir. Oluşan gaz şişkinliğe neden olabilir. Eğer gazlardan şikayetçiyseniz durumu hafifletmek için gaz oluşturan yiyeceklerden uzak durabilirsiniz.

Hamilelikte memede renk değişimi ne zaman olur?

Siz daha hamile olduğunuzu öğrenmeden memelerde emzirme hazırlıkları başlamıştır bile! Hamilelik boyunca meme dokuları ve süt kanalları gelişerek doğuma kadar süt üretmeye ve bebeği beslemeye hazır hale gelir. Hamileliğin farklı evrelerinde memelerde çeşitli değişiklikler gözlemlemek mümkündür.

  1. Memenin tamamında ya da meme ucunda hassasiyet görülmesi, hamileliğin ilk belirtilerinden biri olarak kabul edilir.
  2. Gebeliğin oluşması ile birlikte kadınlık hormonları yükselmeye başlar ve kan dolaşımında da genel bir artış görülür.
  3. İlk aylardaki bu değişimler, öncelikle memelerde gözlemlenebilir hale gelir.

Meme yüzeyindeki damarlar belirginleşir, daha koyu renkli ve görülür hale gelirler. Tıpkı adet öncesi dönemde hissedilen hassasiyete benzer bir hassasiyet oluşabilir. İlk aylarda aynı zamanda meme ucu da değişmeye başlar; areola, yani meme ucunun çevresindeki kahverengi alan koyulaşabilir ve genişleyebilir.

Meme ucunun çevresinde küçük kabarcıklar görülmesi de normaldir. Antibakteriyel bir yağ üreten bu minik kabarcıklar meme ucunu nemli tutmaya ve enfeksiyonlardan korumaya yardımcıdır. Hamileliğin ikinci üç ayı olarak adlandırılan ikinci trimester, memelerdeki değişimlerin daha da gözle görülür hale geldiği bir zamandır.

Üçüncü ayı tamamladıktan sonra, memeler belirgin şekilde irileşmeye başlar. Süt kanallarının gelişmeye ve büyümeye, hatta süt üretmeye başlaması, memelerin genişlemesine neden olur. Bu süreçte normalde kullandığınızdan daha büyük beden sütyen kullanmaya başlamanız gerekebilir.

  1. Hatta doğumdan sonra kullanacağınız emzirme sütyenlerini denemeye başlamak için de iyi bir zaman olabilir! Son trimesterda memeler artık iyice dolgunlaşmış, büyümüş ve emzirmeye hazır hale gelmiş olur.
  2. Hatta bu hızlı büyümeye bağlı olarak deride gerilmeler meydana gelir ve bu da bazen alt ve yan kısımlarda çatlak izlerinin oluşmasına neden olabilir.

Son haftalarda meme ucundan çok az miktarda kolostrum (sarımtrak ilk süt) geldiği de görülebilir. Memelerde salgılanan ilk süte kolostrum adı verilir. Kolostrum, besleyiciliği ve yoğunluğu yüksek, sarımtrak renkte bir süttür ve ilk günlerde gerçekten de çok az miktarlarda salgılanır.

  • Henüz küçücük olan bebeğinizin midesini doldurmak için de bu miktarlar yeterlidir.
  • Doğumun hemen ardından memelerden hızla süt boşalması beklenmemelidir, kolostrumun düzenli bir şekilde gelmesi bazen bir iki günü bile bulabilir.
  • Az miktarda süt salgılıyor olsalar bile, doğumdan sonra memeler bir miktar küçülmeye başlarlar.
You might be interested:  Hindistan Cevizi Yağı Cilt Için Nasıl Kullanılır?

Hamilelikte yükselen östrojen ve progesteron hormonları azalmaya başlarken, prolaktin adı verilen süt üretme hormonu seviyesi artmaya başlar. Bu da memelerin yapısını ve görüntüsünü etkileyen bir değişimdir.

Doğru sütyeni kullandığınızdan emin olun. İlk üç ayda hala sütyenlerinize sığdığınızı düşünüyor olsanız bile farklı ve daha geniş sütyenler kullanmaya başlamanız gerekebilir. Aynı şekilde çok dar ve kan dolaşımını etkileyen kıyafetler giymekten de kaçınmalısınız.

Derideki gerilimi azaltmak için nemlendirici kullanabilirsiniz. Memede oluşan çatlakları önlemek için ne yazık ki etkili bir yöntem mevcut değil ancak kaşıntı ve yanma hissi varsa, nemlendirmek iyi bir çözüm olacaktır.

    Duşta ılık su ile memelere masaj yapmak, oluşan ağrı ve gerginliği azaltmaya yardımcı olacaktır.

    Hamilelikte kaç günde bir banyo yapılmalı?

    5. Ayakta mı oturarak mı? – Küvette yatmak ya da oturmak yerine, hamilelikte ayakta banyo yapmak çok daha doğru bir tercih. Çünkü oturarak banyo yapmak enfeksiyon kapmana neden olabilir. Hamilelikte kaç günde bir banyo yapılmalı, buna da cevap verelim.

    Hamile kadın karnına ne sürmeli?

    Kalça, karın bölgesi ve memede meydana gelebilecek çatlaklar için düzenli olarak bu bölgelere badem yağı, kakao yağı veya çatlak kremleri sürülerek masaj yapılması önemlidir.

    Hamilelikte cilt ne zaman güzelleşir?

    İnsanoğlu binlerce yıldan beri doğacak bebeklerinin cinsiyetlerini önceden belirlemek veya tahmin edebilmek için değişik yöntemlere başvuruyor. ‘Hamile bir kadına elini göster dendiğinde avucunun içini gösterirse kızı, dışını gösterirse oğlu olur’, ‘tuzlu yerseniz oğlunuz, tatlı yerseniz kızınız olur’; ‘sarımsak yiyince kokusu üzerinizde kalıyorsa oğlunuz kalmıyorsa kızınız olur’, ‘iştahlıysanız oğlunuz değilseniz kızınız olur’, ve ‘hamile kadının bacakları kalınlaşırsa oğlu, olduğu gibi kalırsa kızı olacaktır’ gibi hurafeler de halk arasında dolaşıp duruyor.

    1. Bunları bilimsel kanıtları olmadığı halde çiftlere istedikleri cinsiyette çocuk yapmaları için bazı tarihler vereceklerini vaad eden bir takım kuruluşlar da takip ediyor.
    2. Oysa bilimsel olarak kanıtlanmış bazı durumlar dışında doğacak çocuğun kız veya erkek olacağı hakkında hiçbir kanıt yok.
    3. Adın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr.

    Kağan Kocatepe, tarih boyunca insanların istedikleri cinsiyette bir çocuk sahibi olabilmek için çeşitli yöntemler denediklerini, hatta erkek bebek doğuramadığı için karısını suçlayacak cehalette erkekler bile olduğunu belirterek, bilimsel olarak desteklenen şu bilgileri sıralıyor: Savaşlardan sonra erkek doğumu artıyor Sodyum ve potasyumca zengin beslenen anne adaylarının erkek, kalsiyum ve magnezyumla beslenenlerin ise araştırmalara göre genel olarak kız çocukları olur.

    1. Balıkçılıkla geçinen toplumlarda erkek oranı daha yüksektir.
    2. Stresli işlerde çalışanların daha çok kızları olur; büyük savaşların bitiminden sonra erkek bebeklerin doğumunda bir artış gözlemlenmektedir.
    3. Bu durum stresin azalmasına bağlı olabileceği gibi alınan gıdalardaki değişikliklere de bağlı olabilmektedir.

    Şizofreni hastası olan kadınların daha çok kızları olur. Multipl Skleroz hastası olan kadınların ve prostat kanseri olan erkeklerin daha çok erkek çocukları olduğu gözlenmiştir. Alkoliklerin ve alkollü içecek sanayinde çalışanların daha çok kızları oluyor.

    1. Batı Afrika’daki iki büyük kızamıkçık salgınının bitmesinden sonra erkek bebek doğumunda büyük artışlar gözlenmiştir.
    2. Erkek anestezi uzmanlarının daha çok erkek, pilotların ise daha çok kız çocukları olmaktadır.
    3. Hamile kadının cildi güzelleşiyorsa bebeğinin genel olarak erkek, çirkinleşiyorsa da kız olacağını söyleyebiliriz; bu durum erkek ve kız bebekten salgılanan hormonların anne üzerinde yaptığı etkiyle ilgilidir.

    Tüm bu saydıklarımda hormonların, kimyevi maddelerin ve basınç farklılıkların etkisi vardır. ÜRÜN DİRİER / İSTANBUL

    Cilt kuruluğu hangi cinsiyet?

    Hamilelikte cilt kuruluğu cinsiyet belirtisi mi? – Halk arasında hamilelikte el kuruluğunun erkek bebeğe işaret ettiği ve erkek bebeği olacak annelerin ellerinin daha fazla çatladığı söylenir. Ancak tabii ki bu durumun bilimsel herhangi bir geçerliliği yok. Dahası da var: Hamilelikte Cilt Problemleri ve Çözüm Önerileri

    Hamilelikte burun büyümesi ne zaman başlar?

    Hamilelik sırasında annenin bedeninde birtakım değişiklikler meydana gelir. Bunlardan biri de burunda yaşanan farklılıktır. Gebelerin burunları özellikle doğuma yaklaştıkça daha da büyür.

    Hamilelikte yüz değişir mi?

    Gebelikte 3.3. aydan itibaren bu hormonlar sayesinde yağ oranınız yükselecek ve yüzünüze hamile parıltısı gelecek. Kan hacminiz arttığı için yüzünüz daha da renklenecek.

    Hamile olup olmadığını nasıl anlarız?

    Hamilelik ve adet öncesi dönem belirtilerinin birbirlerine benzerlik göstermesi sebebiyle birçok kadın “En erken hamilelik belirtileri ne zaman ortaya çıkar?” sorusu soruyor. Hamile kaldığınızda vücudunuz bazı erken uyarılar vermeye başlar. Bu uyarıların neler olduğunu merak edenler konuyla ilgili internette araştırma yapıyor.

    1. İşte, hamilelikte ilk belirtiler hakkında tüm bilinmesi gerekenler.
    2. Gebeliğin anlaşılabilmesi için en erken dönem, ilişkinin ardından geçen 14. gündür.
    3. Bu dönemde kandan bakılarak yapılan Beta HCG testi ile kişi kesin olarak gebe olup olmadığını anlayabilir.
    4. Hamilelik belirtileri kadınlarda genellikle bulantı, yorgunluk, artmış vajinal akıntı veya göğüslerde gerginlik hissi olarak kendini gösterir.

    Ayrıca meme başının renginde koyulaşma ve adet kanamasının gecikmesi de en yaygın görülen belirtiler arasındadır. Belirtilerin her kişi tarafından aynı şekilde ya da aynı yoğunlukta hissedilmeyeceği unutulmamalıdır. Bu belirtilerden bazıları ilk zamanlarda görülürken bazıları da ileriki gebelik döneminde görülür.

    1. Hamilelik belirtileri nelerdir? Adet Gecikmesi: İlk gebelik belirtilerinden biri olan adet gecikmesi, her zaman gebelik varlığını işaret etmez.
    2. Yaşam tarzındaki değişiklikler, beslenme, çevresel faktörler, stres ve pek çok sağlık problemi, adet kanamasının gecikmesine yol açabilir.
    3. Asık Ağrısı ve Kramplar : Erken dönem hamilelik belirtileri kasık ağrısı şeklinde görülebilir.

    Kişinin hareketlerini kısıtlamayan ve hafif şiddette olan kasık ağrıları normal kabul edilse de şiddetli ağrı ve ağrıya eşlik eden kanama olması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. Regl dönemlerinde yaşadığınız krampların benzerini yaşıyor olmanız da hamilelik belirtisi olabilir.

    Çünkü rahminiz kendini bebeğe hazırlarken genişler ve bu tür kramplar ortaya çıkabilir. Hafif Kanama ve Akıntı : Gebeliğin erken döneminde lekelenme şeklinde kanama görülebilir. Adet kanamasından farklı olan bu durum, embriyonun rahme tutunması sonucu oluşur. Halk arasında “üstüne görme” olarak nitelendirilen bu durum normal adet kanaması gibi olmaz.

    Ancak gebelik döneminde oluşan kanamalar tehlikeli olabilir ve mutlaka doktor kontrolü gerektirir. Erken dönemde hamilelik belirtileri akıntı şeklinde de görülebilir. Memelerde Hassaslaşma ve Ağrı: Gebelik oluşumuna bağlı olarak görülen hormonal değişim, memelerde ağrı ve hassasiyet gibi belirtilere yol açabilir.

    Hassas ve ağrılı göğüsler, göğüs uçlarınızın renginin koyulaşması ve hatta göğsünüzün üstündeki damarların daha belirgin bir hal alması hamile olduğunuzun ilk belirtilerinden biri olabilir. Koku Hassasiyeti ve Tiksinme : Gebelik belirtilerinden biri olan kokulara karşı hassasiyet, bazı durumlarda anne adayının çok sevdiği yemek ya da parfüm kokularına bile tahammül edememesine yol açabilir.

    Bazı yiyeceklere karşı tiksinme ve bazılarına karşı özel ilgi duyulmasının sebebi budur. Vücut Sıcaklığında Değişim : Gebelik döneminde hormon salınımına bağlı olarak anne adayının vücut sıcaklığı, ortalama 1°C kadar artış gösterir. Hamilelikte Cilt Kuruluğu Ne Zaman Başlar Yorgun Hissetme ve Halsizlik: Gebelik döneminde artan progesteron hormonu, kişinin kendini hâlsiz ve yorgun hissetmesine yol açabilir.

    Hamilelik lekesi nasıl olur?

    Hamilelik oldukça büyüleyici bir süreçtir. Bununla birlikte anne adaylarının hayatında birçok değişiklik meydana gelir. Öyle ki, duygular değişir, fiziksel özellikler değişir, küçük bir misafir ile hayat değişir. Hamilelik süreci ile birlikte çeşitli sağlık problemleri ve estetik açıdan birçok sorun da kendini göstermeye başlar.

    1. Hamilelikle birlikte gelen cilt lekeleri ise bu dönemin en can sıkıcı sorunları arasındaki yerini alır.
    2. Avrasya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı hamilelikte oluşan cilt lekeleri hakkında bilinmesi gerekenleri anlatıyor.
    3. Hamilelik döneminde salgılanan hormonlar, cilt lekelerini tetikliyor Gebelikte cilt lekeleri sıklıkla karşılaşılan bir problemdir.

    Bunun asıl sebebi ise hamilelik döneminde salgılanan östrojen veprogesteron hormonlarıdır. Güneşin yaydığı ultraviyole ışınlarına karşı hassasiyetini arttırmasıyla ciltte lekelenmeler görülebilir. Yüz bölgesinde en sık yanak, üst dudak ve alında meydana gelen lekeler, yüzün yanı sıra göğüs arası, boyun ve kolların dış yüzeyinde ortaya çıkabilir.

    Güneş görmeyen yerde oluşan lekeler koyu bir şekilde belirirler ve hamilelik sonrasında genel olarak kaybolurlar. Açık tenli anne adayları risk grubu altında Leke oluşumuna yatkın esmer kadınlarda daha çok görülse de cilt teninin açık olması cildi, güneşin etkilerine karşı daha savunmasız hale getiriyor.

    Bir de buna hamileliğin getirdiği hassasiyet eklenince açık tenli gebeler, hamilelik lekeleri için açık hedef haline geliyor. Üstelik gün ışığı, ciltteki pigmentasyonu arttırarak kalıcı hamilelik lekelerine yol açabiliyor. Açık tenli olmanın yanı sıra;

      Kişinin genetik yapısı, Beslenme alışkanlıkları, Gebelik öncesinde uzun süre doğum kontrol hapı kullanması, Uzun süre güneşe maruz kalması gibi etkenlerde hamilelik döneminde cilt lekelerinin oluşumunda rol oynuyor.

    Hamilelik lekeleri doğumdan sonra geçer mi? Hamilelikle birlikte ortaya çıkan açık veya kahverengi lekeler, gebeliğin ikinci üç aylık döneminde artar. Son üç aylık dönemde iyice belirginleşen lekeler, vücudun herhangi bir noktasında kendine yer bulabiliyor.

    1. Bu lekeler doğumdan sonra çoğu zaman kendiliğinden kaybolabiliyor.
    2. Ancak risk faktörlerini taşıyan ve güneşe savunmasız çıkan kişilerde kalıcı hale gelebiliyor.
    3. Güneşe çıkmamak çözüm değil Hamile kadınların cilt lekelerini önlemek için güneşten uzak durması doğru bir yol değildir.
    4. Çünkü hamilelik boyunca güneşe çıkmamak bebeğin gelişimini olumsuz anlamda etkiler.

    Bir hamilenin her gün en az 20 dakika boyunca güneşten faydalanması ve vücudu için gerekli olan D vitaminini alması gerekir. Ancak güneşe çıkarken uygun şartları hazırlar ve önlemini alırsa cilt lekesi oluşma riskini minimize edebilir. Leke tedavisi için gebeliğin bitmesini bekleyebilirsiniz Hemen her hamilenin ortak problemi olan cilt lekelerinin tedavisinin hamilelik sırasında yapılması önerilmez.

    Hamilelik lekeleri nerelerde olur?

    Gebelik süreci kadınların fizyolojik olarak köklü değişimler yaşadığı doğal bir süreçtir. Hamilelik lekeleri de bu süreçte birçok kadının karşılaştığı bir durumdur. Op. Dr. Pınar Kadiroğulları, hamilelik lekeriyle ilgili bilgi verdi. Örneğin; hamilelik lekeleri ne zaman başlar? Tedavi edilmediği sürece kalıcı olur mu? gibi soruların yanıtları hamileler ya da anne adayları tarafından merak ediliyor.

    • İşte konuya yönelik açıklamalar! – Giriş Tarihi: 26.8.2020 15:54 Son Güncelleme: 26.8.2020 15:59 Hamilelik lekeleri ne zaman başlar? Kadın doğası ve günümüz güzellik algısı nedeniyle bir sivilceye dahi tahammül edemezken, hamilelik döneminde meydana gelen cilt lekeleri kabus olabilmektedir.
    • Gerek fiziksel gerekse hormonsal anlamda büyük oranda bir değişim içine giren kadınların, doğum sonrasında sarkan göğüsler, karındaki çatlaklar ve cilt lekeleri ortak sıkıntılarındandır.

    Doğumdan hemen sonra kalıcı olmaması için bu sıkıntılarına çözüm aramaya başlayan kadınlar, özellikle ciltlerinde meydana gelen koyu lekelerden oldukça yakınmaktadırlar. Bu koyu lekeler tedavi edilmediği takdirde kalıcı olabilir. Genellikle koyu kahverengi olan bu lekeler “hamilelik lekesi” olarak adlandırılmaktadır.

    • Genellikle yüzde meydana gelen bu lekelenmeler üst dudak, yanak ve alın bölgesinde yoğunlaşmaktadır.
    • Ancak yüzün yanı sıra boyun, iki göğüs arası ve kolun dış tarafında da bu koyu lekelenmelerin meydana geldiğini söyleyebiliriz.
    • Hamilelik lekesi olarak adlandırılan bu sorun, hamilelerin yanı sıra doğum kontrol hapı, yüze uygulanan ağda ve bazı kozmetik ürünlerin kullanılmasından sonra da meydana gelebilir.

    Genetik faktörler, güneş, yanlış beslenme, hamilelik öncesi uzun dönem kullanılmış bazı ilaçlar (romatizma, tiroit ve migren hastalıklarında kullanılanlar) cilt lekelerine sebep olabilir. Ayrıca herhangi bir ilaç kullanılmasa da hamilelikte artan östrojen, progesteron ve pigmentleri aktif hale getiren kloasma hormonu hiperpigmentasyonun artmasına neden olur.

    • Cilt bu dönemde hassaslaşır.
    • Hemen hemen birçok hamilenin ortak sorunu olan hiperpigmentasyon (malezma), gebeliğin ilk 2,5 ayından sonra oluşmaya başlar.
    • Hamilelikte ten kararması özellikle ultraviyole ışınlarına yoğun olarak maruz kalan bölgelerde meydana gelir.
    • Bunlar; yüz, ellerin sert kısımları, omuz, sırt, dekolte bölgesi, kol ve bacakların dışa dönük yüzeyleridir.

    Hamilelikte cilt lekelerinin oluşumu nasıl engellenir? Cilt problemlerinin en büyük nedeni; hormonların, güneşin UV ışınları ile etkileşime girmesidir. Bu sebeple hamilelik döneminde güneşlenme saatlerine dikkat etmeli ve koruyucu ürünler kullanmadan güne başlanmamalıdır.

    1. Cildin güneş gören tüm kısımlarında 15 ya da daha yüksek GKF (güneşten koruma faktörü) içeren hiperpigmentasyon kremleri kullanılabilir.
    2. Bu ürünler lekelerin tamamen giderilmesini sağlamaz fakat oluşmalarını engelleyebilir.
    3. UV ışınlarından korunulması gereken en önemli saatler, güneşin dik açı ile geldiği sabah 11:00 ile akşamüstü 16:30 arasıdır.

    İhtiyaç duyulduğunda D vitaminini günün diğer saatlerinde alınabilir.